Bildiğiniz gibi artık televizyonda gösterilen film, dizi veya her ne gösterimi ise zararlı alışkanlıkların ve özellikle sigaranın özendirilmemesi ve de "sigarasız toplum" sloganıyla uyum sağlaması amacıyla, içinde sigaranın bulunduğu hiç bir (!) sahnede sigarayı göremiyoruz. Gerçi duman ağızdan savrulurken, meret öyle bir özendiriyor ki o ayrı bir dava da... Benim söyleyeceğim o değil:
Geçen hafta hem de "prime time" adı verilen saatte kanalın birinde bir film vardı. Bir kaç dakika dikkatimi cezbetti; ben de merakla seyrettim. Merakımı çeken şey, sandalyede oturan bir mahkumun, ayaktaki arkadaşına "kulaklarını" kestirmesiydi. Evet yanlış duymadınız. Kulağı keserken resmen görmedim ama "zınk zınk" damardan fışkırarark çıkan kanı görmemek imkansızdı. Meğer adamın amacı revire çıkıp cezaevi yönetimine inat "alın bakın ben çıktım" demekmiş. Kulakları kesilen adam bir sigara yaktı ama bizler yani seyirci sigarayı haliyle göremedik.
Neyse, sigarayı flulaştırıyoruz ya zararlı alışkanlık özendirilmesin diye. Ama merak ediyorum ve o anda adeta gülerek kendi kendime sorduğum soruyu size de soruyorum:
Oluk gibi akan kanı göstermek, sigaranın kendinden daha mı masum?