Mehmet Gündöner tarafından yayınlanmıştır
12. Eylül 2008 10:58
Okullar açıldı, dersler başladı. Kimileri artık "yaz tatilinin ve eğlencenin bittiği"nin, bilgisayarları sadece bir eğlence aracı olarak gördüğünden dolayı da "bilgisayara veda edilmesi ve ders çalışılması gerektiği"nin altını çiziyor ve öğrencilere telkinde bulunuyorlar. Bütün dünya, iletişimi bilgisayarla kurarken bizler hala öğrencilerimize ve velilerimize "aman ha, çocuğunuzun bilgisayarını kapatın, fişini saklayın, şifre koyun" gibi saçma sapan tavsiyelerde bulunuyoruz. Eğitimde uzay çağı bilgisayar laboratuvarlarında yakalanırken bizler hala bilgisayar laboratuvarlarına "bilgisayarlar bozulur, virüs girer" gibi komik açıklamalarla öğrencilerimizi oyalıyor ve kendimizi kandırıyoruz. Bilimadamları CERN adı verilen merkezde "büyük patlama" deneyini gerçekleştirirken bizler sınıflarımızda klasik yöntemlerle işlenen derslerde bu "patlamaları gerçekleştiriyoruz". Yeter artık, uyanalım. Ortaya bir kişinin çıkıp da bir şeyleri değiştirelim demesiyle değişim yakalanmıyor. "Geleceğin okulu" adı verilen okulda resmen uygulamalı hayat bilgisi dersleri ve spor aktivitelerinin yanısıra araştırmaya ve bilgiye ulaşmanın yoluna ve tadına ulaşan çocuklar nerede, "aman bilgisayara vürüs girer" korkusuyla bilgisayarları kendilerine teslim etmediğimiz çocuklar nerede?